16 Nisan 2017 Pazar

sen eski bir rockcısın yapma böyle

Kendime mırıldandığım şarkılar içinde ben,
yolda yürürken vecde geldim.
Göğe bakıp iki soluk dinlendim.
Yukarısı aşağıdan da karanlık bir çukurdu ve öylece hareketsiz bekledim.
Bir işaret? Yok!
Herhangi bir eylem? Canım istemedi!

İçimdeki, günlerle hesaba gelemeyecek ejderi kamçıyla yere serdim.
Sokakta galibiyetin zaferi kutlamalarına erişecekken taksiyle geri geldim.
İnsanlara bilhassa o insanlara anlam biçmemeyi çok önce öğrendim ve geçmiş zamanlı cümleler kurduğuma göre şimdi (!) ben eskiyi kabul mü ettim? Buralar hep insan eti kokar...
Şu sokaktan aşağı sağa döndüğünde güzel bir yüz karşılayabilir belki kudretli aşkın temsilcisini.
Hep aynı şarkı eşliğinde mırıldandım içimden geçenleri.
Günlerin çuvala girdiği dakikaları özledim.
Kafamı olabildiğince bastırıp yastığa tek bir ses çıkarabildim...
"Her gün daha da iyiye gidiyorum!" Diye beşer onar söyleyince geceleri her gün daha iyiye götürebilirmiş beyin denen yanılgının en bilinçaltı noktası. İnanmadım...
Yaşayanlara uzaktan bakmak en büyük hobim.
Nasıl yaşıyorsunuz sorusunu birkaç sene sonraya saklayarak bu zevke değer biçmeyi geçireceğim içimden. Kimse bilmeyecek, hiçbir şeyi kimse bilmeyecek. Yukarısı aşağıdan daha kötüymüş anladım...