24 Kasım 2015 Salı

viskiden sonra su içilmez

bir günde kaç ruh, kaç kimlik, kaç kişilik eskittiğimin sayısını bilemiyorum artık,
bir arkadaşımla sohbet ettik ve biraz derine inince 'homesick' olmuşsun sen dedi, sikli mikli konuşma diyerek konuyu kapattım.
Tükenmişlik sendromundan bahsetti, isim fiyakalı olduğu için kabul edebileceğimi düşündüm.

Sırtımı kendim ısıtabiliyorum artık hiç kimseye ihtiyacım kalmadı özellikle kadınlara bu beni çok mutlu ediyor,
Gerisi hep aynı, ölümler, politika, parasızlık, mutsuzluk.
Hayatımda yaptığım en büyük hatalardan biri bir şişe viski içip sızdıktan sonra, yanarak uyanıp üstüne su içmek oldu, yaptığım en büyük hata bu olsaydı keşke
Hata ? nedir bu hatalar, bilmem düşünmüyorum bile artık bazen rüyalarıma giren şeyler oluyor o kadar onlarıda unutuyorum,
Hayat unutunca güzel.

Bazı şeyleri değiştiremeyeceğini kabullendikten sonra inan dostum, inan arkadaşım çok daha mutlu olacaksın ve bu şeyler için ne zaman götünü yırtmaktan vazgeçersen, istediğin yere gidebiliyormuşsun gibi, istediğin zaman istediğin yeri ve kişiyi terk etme rahatlığına sahip olmuş gibi özgür ve mutlu olacaksın.

Parasızlıktan başladığın tütün alışkanlığa dönüşebilir, ne güzel keşke tüm alışkanlıklar böyle olsa.
Özlemesek, alışmasak, beklemesek..
Alıştığımızı özlemesek, özlediğimizi beklemesek ve en önemlisi özlediğimize cigerimizin yarısını vermesek,
o bilmese de sen biliyorsun, ben biliyorum her sabah evden çıkarken yastığının altına, ceketinin cebine annenin bıraktığı sigara parası gibi ciğerini bırakıp evden çıktığını.
Ciğerim tükendi anlıyor musun ?

Hikaye tıkandığında en başa dönmemizi önerirler,
Bu hikaye, hikayemin başını her ne kadar unutsam da aklımda kalanların bana tek hatırlattığı bileğimdeki sigara yanıkları.
Yaz gelse ve kırmızı tişörtler ve ayakkabılar giyebilsem tekrar yazdan ve hayattan beklentim bu, ne kadar basit ve kolay yaza kadar ölmek istemiyorum,
Bir holding, iş yeri, güzel bir aile, iki çocuk istemiyorum,
Bu dünyadan geçtiğimi hatırlatacak ve iz bırakacak hiç birşey istemiyorum,
Beni yaftalarımla gömün, lakaplarımla ve bir zamanlar kanımda dolaşan uyuşturucularla ve torbacılarımla, ben veresiye istemeyen tek müşteriyim ve önemli biriyim.
Ruhum çatlayana kadar dans etmek istiyorum, hayatın anlamını bulana kadar, bu kedinin duvarda gördüğü şeyi görene kadar, mevsim yaz oluncaya kadar, ölenlerin hesabı sorulana kadar,
beynimin içinde yalıtıma ihtiyaç duymayan bir sigara odası var, içeride beş tane keş cigara doluyorlar ara vermeden, bana da huzur sar, bana da biraz umut sar allah aşkına.

Benim hastalığım bu dünyada ki tüm kuyuya düşmüş ve sonsuza kadar düşmeye devam edecek olanların hastalığıdır, hepimiz geçmişten pişmanız, gelecek için ise güçsüz, beklentisiz ve umutsuz

Yazarın tavsiyesi: Kendinize sigara basacaksınız ki kolay değildir ve çoğu insan iz kalır mı diye düşünmez bu bir andır, o an gelir ve o sigara o uzuvda söner sadece, siz iz kalmasını istemiyorsanız sigarayı avuç içinize basın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder