19 Eylül 2015 Cumartesi

Ben sana çarşaf vereyim sen bana sigara

Canım boynunu alsan şu dudaklarımdan, bak tütün saramıyorum senin yüzünden biliyorsun ben bir tiryakiyim ve gözlerin bir adıyaman kadar doldurmuyor içimi. Her nefeste içime taşlar dökülüyor paldır küldür, içimdeki boşluk dolmuyor, kayalar taşlar döktürdüm kamyonlarla denizim yine de yükselmedi. Hayır sen gelemezsin çünki bana yetecek kadar su var burada ancak ben boğulabilirim. Çocukluğu çıkarsan benden geri ne kalır be, tütün sarmayı öğrenmek, esrar sarmayı öğrenmek, ayıklamayı öğrenmek, hayatım hep öğrenmekle geçmiş diyemem ama bildiklerim de bir gün herkese lazım olabilecek şeyler. Ben sana çarşaf vereyim sen bana esrar ver, kardeşim yalnız bu sigara kovalık kağıda gelmez. Şu ellerini de alsan dizlerimden, huzursuz bacak sendromu yok nedir bilmem ama rahat edemiyorum işte, benim takıntılarım yaz kış bilmezler, titremek bende allah vergisi. Sözlerini türkçeye çevirince bir numarası kalmayan ingilizce bir şarkı gibiyim, orijinali al benili ama başka dillerde fukara, kendimi anlatamıyorum. Dilimi sadece ısırmak için kullanıyorum ben, ellerimi uyurken başımın altına koymak için, Nefesimi ise hep boşa tüketiyorum, işte değiştiremiyeceğim bir dünya rezilliği daha,
tekrar tekrar kendimi paralamama, tekrar tekrar yorulup bıkmama izin ver allahım ! Allahım bizde oruç yok biliyorsun, namaz yok, şarap ve tütün var, az biraz da insanlık kaldı o da yarına öbürgüne biter, bitmezse de elimizden alırlar. Elini ayağını üzerimden çek allahım bende sana niyaz yok.

3 yorum:

  1. bi biz kaldık blog yazan, kalemine sağlık

    YanıtlaSil
  2. Beyin kıvrımındaki düşüncelere sağlık Cihan...

    YanıtlaSil
  3. ikinize de çok teşekkür ederim canlarım

    YanıtlaSil