4 Ocak 2015 Pazar

hayat zaten çok ahlaksız

merdivenlerden indim, gürültüyü ikiye bölerek.
"buraya bakarlar" yazısına ve üstünde ki göze uzun uzun baktım, her gelişimde olduğu gibi.
sizin o egolarınız var ya, metro bileti yapacağım hepsini.
bu çıkışları hep karıştırıyorum ve ikibinyedi senesinde o merdivenin başında saçları dizinde, kırmızı pantolonuyla sigara içen kızı tekrar düşünerek tekrar çıkıyorum aynı merdivenlerden, tüm o sabah kalabalığı ve gürültüsüne küfrediyorum,
-bebeğim benim kahve içmem gerek.
tenha bi yerde oturalım, ben kimsenin bizi duymasını istemiyorum,
kalabileceğim tek yer ulusda ki çıkmaz sokakda ki otel, az önünde yanar dönerli girişi, tabelasıyla kültür mirası bir pavyon olan.

sen beni döve bilirsin, biliyorum,
ben seninle uğraşamam.
seninle dolmuşa bine bilirim ve otobüse, metro da bağıra çağıra gülede bilirim,
atılması muhtemel lafları benim karışalamam münasiptir,
sana bundan sonra sadece ustura kullanman için izin veriyorum, sen benimle birleşsene,
benimle birleşirsen, sen ve ben birleşirsek (biz olmayız)
ikimizden çıkacak tek şey toplumsal bir patlamadır,
hayır usturayı benim üzerimde kullanamazsın.

telefonlarıma bakmanı istiyorum, senden başka kimseyle konuşmak istemiyorum orada, cenazelere ve düğünlere gitmem sende gitme ve benimle gel,

sana ipne dediklerinde kahkaha atmam umarım ilişkimize zarar vermez,
çok cinsiyetçi bir amcık varmış burada saçları çok sert,
tüm parasını içkiye vermiş ve o kızı sikememiş huzursuz bir entellektüel, anasından partizan olarak çıkmış bir solcu evet aşkım hepsini kesip çenelerinden biblo ve tükürük çanağı yapabilirsin.